Biyografi
Spor muhabirliğine sahada başladım — tribünde, soyunma odası kapısında, maç sonrası mikst zonda. Bugün de iş aynı yerden yürüyor: önce muhabir, sonra her şey.
Sabah Spor, Fotomaç ve A Spor bünyesinde çalışıyorum. Haftanın bir günü sahada röportaj çekiyorum, bir diğer gün stüdyoda maç anlatıyorum ya da bir programı sunuyorum. Bu çeşitlilik, işin bana en çok keyif veren tarafı.
UEFA Avrupa Ligi İstanbul Finali'nde akredite muhabir olarak sahadaydım; Türkiye Basketbol Federasyonu'nun organizasyonlarında saha kenarından canlı anlatım yaptım; Süper Lig'in büyük maçlarını stadyumun içinden takip ettim. Radyoda anlattığım maçlardan televizyon programlarına, zaman zaman sosyal medyada viral olan röportaj anlarına kadar üretimim geniş bir yelpazeye yayılıyor.
Bana göre spor gazeteciliğinin özü değişmedi: doğru bilgiye en hızlı ve en dürüst şekilde ulaşmak, sonra onu izleyiciye ve okuyucuya en akıcı haliyle aktarmak. Kamera karşısında da olsam, mikrofonu elimde sahada da olsam, önceliğim hep bu.
Bir sonraki maçta, bir sonraki finalde ya da bir sonraki stüdyo kaydında görüşmek üzere.