Final günü İstanbul'da sabahın erken saatlerinde başladı. Taksim Meydanı'ndan stadyuma uzanan yol boyunca iki takımın taraftarları şehri renklendirirken, medya merkezinde de gün uzun bir hazırlıkla açıldı.
UEFA Avrupa Ligi Finali gibi büyük bir organizasyonda muhabir olmak, sadece maçı izlemek değil. Akreditasyon kontrolünden mikst zon düzenine, basın konferansı saatlerinden canlı yayın bağlantı noktalarına kadar her şeyin saat gibi işlemesi gerekiyor.
Sahanın Atmosferi
Trophy Experience alanında, kupanın sergilendiği noktada saatlerce süren bir taraftar akını vardı. İki kulübün formaları yan yana sergileniyor, taraftarlar sırayla fotoğraf çektiriyordu. Bu noktadan yaptığım canlı bağlantı, günün en çok izlenen anlarından biri oldu.
"Bir finalde en çok hatırlanan şey skor değil, o günün atmosferidir — ve o atmosferi doğru aktarmak muhabirin işidir."
Maç Sonrası
Maç bittiğinde iş bitmiyor; aksine asıl o andan sonra hızlanıyor. Kazanan takımın soyunma odası önünde ilk röportajı almak, kaybeden tarafın da duygularını saygıyla aktarmak gerekiyor. O gece stüdyoya bağlanıp gün boyunki gözlemleri değerlendirdik.
İstanbul'un bir final şehri olarak yaşadığı o birkaç gün, sahada bulunan herkes için unutulmaz bir deneyimdi. Bir sonraki büyük organizasyonda yine sahada olacağım.